26 11 2011

dilimde dua idin

dilimde dua idin |  görsel 1

$iir oldun yazdim seni sayfalar dolusunca, Söz olup kaldin iki dudagimin arasinda, Ve dua olup döküldün dilimden, Bir tek AMiN demek kaldi, O an kabul olasin diye.. Devamı

25 11 2011

Istanbul gibiyim

Istanbul gibiyim |  görsel 1

İSTANBULgibiyim artık.. Gülmeyi Gülhanede bıraktım.. Vefayı Bozacıda.. Ayasofya kadar yorgun.. Topkapı kadar yıkık.. Esenler kadar vedalara alışık.. Eyüp kadar kalabalık.. Eminönü kadar sıkıcı.. İSTANBUL gibiyim yani.. Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun, bitkin,tükenmiş.. Amaaaaaaaaaaaaa hala AYAKTA DİMDİK ve ONURLU... ... Devamı

21 11 2011

Sönmüyor Atesimiz / OZAN

Sönmüyor Atesimiz / OZAN |  görsel 1

ya kendini bırak bana ya da beni bana bırakta yaşayayım. bu nasıl ayrılık bir daha gelme gelme de alışayım. ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam. ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle. yıllardır denedik olmadı suç biraz bende biraz da sende ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme. sönmüyor ateşimiz ama alev alev de yanmıyor. ayrılık zor ama beraberken de olmuyor. yazılmışsa bir kez ilahi kalemle kaderimiz hiç bir kalem kaderi silip baştan yazmıyor...   Devamı

03 07 2011

SUSMAK

Anladım ki susmak bir cüsse işi… Derin denizlerin işi… Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor.. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar…   Derin denizlerin sükutu büyüler beni. İçimi bir heybet hissi kaplar. Benliğimi hasret duyguları istila eder. Kalbim ürperlerle dolar. Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana. Göklerin suskunluğu da öyle. Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep. Sükut her zaman daha manalı, daha derindir. Kalbe sözden çok sükuttan manalar akar. İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı. İnsanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konuşacaklardı. Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı. Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır. Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak algılamışımdır. Sözü ise ancak bir zaruret.. Hep derin denizler kadar heybetli bir sükut dinledim ondan. Sanki durgun ve derin bir ummanın kıyısına varmıştım. Derinliklerinde gönül ve hikmet incilerinin gülümsediği bir deniz bulmuştum. Hayatın hiç bir kasırgası, hadiselerin hiç bir fırtınası onu dalgalandıramıyordu. O denize imrendiğim an, gözlerim şu mısralara takılmıştı: Gittim, gittim, denizin, Sınır yerine vardım Halin bana da geçsin! Diye ona yalvardım Bir çılgın vesvesede, İçim didiklense de, Olaydım o cüssede, O’nun gibi susardım.. Gerçekten de öyle olmuştu. Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım. O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi. Derin denizler... Devamı

01 07 2011

yorumsuz.....

 Arkadaş, dost, her şeyden önce, kişinin gerçek anlamda güvenebileceği insan’ dır..Birlikte paylaşılan bir sevgi, saygı temelinde paylaşımları vardır... Maddi çıkar beklentileri, sosyal konumlar, sosyal durumlarla ilgili ya da siyasi konumlarla ilgili beklentiler de değildir gerçek arkadaşlığı dostluğu oluşturan temel... Bu nedenle, iş arkadaşlığı’nı, okul arkadaşlığı’nı, mahalle arkadaşlığı’nı, kahvehane arkadaşlığı’nı , yazımda konu ettiğim "gerçek arkadaşlık", "gerçek dostluk" ile karıştırmamak gerekir...İşyerimden arkadaşım’dır, okul’dan arkadaşım’dır, mahalle’den arkadaşımdır, kahvehane’den arkadaşım’dır denilen tip arkadaşlıklar,aslında gerçek anlamda arkadaşlık bile değildir... Olsa olsa bu tip insanlar için, "tanıdıgımdır" demek daha doğru gelir bana...  Gerçek bir arkadaş’ın, dost’un, arkadaşı, dostu’nun bir derdi, acısı oldugunda, aynen onun gibi yüreği sızlar, benzeri bir acıyı o da yüreği’yle hisseder... Sevincinde de , gerçekte yüreği’yle paylaşır...Olumlu gelişmeler kaydettiğinde, arkadaşını dostunu kıskanmaz, komplekse girmez, gizli, saklı dolaplar çevirerek alehinde oluşumlar içerisine girmez " gerçek arkadaş, dost " ... Oysa yukarıda sözünü ettiğim "tanıdıklar" ne arkadaş’ dır, ne de "dost" ... Onlardan her şeyi bekleyebilirsiniz ...   Toplum içerisinde, birilerinin sırtına, omuzuna basarak yükselmeye çalışan tip insanlar, o kişilere, hep arkadaşım, dostum diyerek yaklaşan tipler değil midir? ... Oysa gerçek arkadaş, gerçek dost, arkadaşının, dostunun omuzuna basarak yükselmeyi düşünmez bile... Arkadaşına,dostuna ne kendisi yanlış yapar ; ne de başkalarının yanlış yapmasına ortam yarat... Devamı

04 04 2010

Ferhat Göçer Kızım

Beni affet kızım Gözümün önünde büyüdün göremedim Beni affet kızım Nasıl sevdim seni gösteremedim Beni mahvet kızım Bir lafın yeter buna sana söylemedim Hadi vazgeç kızım Benim gözümde hiç büyümedin Evlendiğin adam seni benim gibi korur mu? Sen böyle mutluyken içimdeki hüzün sorun mu? Başın sıkışırsa bana söz ver lütfen olur mu? Sen çağır baban hazır ... Devamı

29 03 2010

SÖYLENMEMİŞ SEVGİ SÖZLERİ NEYİ ERTELİYOR?

Sevdiğinize, eşinize nasıl hitap edersiniz? Şefkat mi daha ağır basar, merhamet mi? Sevgi mi eklersiniz, emir kipinde nefret mi? Sesinize eklenti olarak ne gönderirsiniz.  Her ifade edişiniz, her sesiniz bir feryat olarak mı çıkar? Sevgiyi bulmak kolay, zor olan onu elinde tutabilmek. Sevgiyi duyabilmekle  işin halledildiğini zannedenler aldanıyor. Zira iş bitmiyor belki asıl o zaman başlıyor. Herkes sevgiden bahsediyor. Ama çoğunun gerçek sevgi ile zerre kadar bir ilgisi  yok. Güya “aşk”la birbirine bağlanan bazı çiftler bir bakıyorsunuz çok geçmeden “şiddetli geçimsizlik” nedeniyle ayrılıyor. Ne kadar şişirilirse şişirilsin, ne kadar reklam cümleleriyle galeyena getirilirse getirilsin özünde ısmarlamalık ve ruhsuzluk hakimse, modern sevgiler uçucu parfüm kokusu gibi geçici oluyor ve ardında derin bir pişmanlık bırakıyor. Sevgi hergün ihtimam isteyen bir çiçek bir çocuk gibidir. Sevgi “el ele büyütülecek” bir şeydir. Ve sevgi “gösterildikçe” kökleşir, yerleşir. Sevgiyi göstermek en başta gönülden dile dökülen ifadelerle gerçekleşir. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, sonra sonra deyip ertelemek aslında sevgiyi tam olarak duyumsamayı da ertelemektir. Sevgide ‘yarın’ sözüne yer yoktur, yarın çok geç olabilir. Kişi yüreğinin sevgisini boşaltacak bir yürek bulmalı mutlak, elindekinin kıymetin kaybetmeden bilmeli. Yeryüzünde hakiki sevgi kadar değerli, onun kadar paha biçilmez ve onun kadar doğal, samimi ikinci bir şey yok gibidir. Evet sevgi her şeydir. Her şeyi olanın bir şey vermesi gerekmez. O zaten her halükârda elinde olanı gönlüne koymadan verebilir... Devamı

26 11 2011

BİR NEFES DÜŞ GİBİ

Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile... Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın. Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni, başka yüzlerde, başka ellerde aradım. Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim. Nasıl olsa gelecektin birgün. Ve işte geldin de! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.   Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana. Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık. Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma. Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım. Ergeç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin. Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak. Yıllardır aradığım sendin ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım. Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden... Geldin ya! Şimdi herşey güzel seninle. Yürümenin, konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde... Ümit Yaşar OĞUZCAN   ... Devamı

23 11 2011

SEVGİ

Hani sözlerde duvaksız gelin gibi dolaşan, Hep kulak ardı ettiğimiz sevgi... Nankör ruhlarımızda yarım,yamalak Pazarlıklara sunduğumuz sevgi, Ne kadar ucuz üretip,allayıp pullayıp Körpelere can değil ruh acıtarak Ömür yakarak sattığımız sevgi... Adını camlara yazdığımız Özünü sandıklara kaldırdığımız, Bir elde kum...bir elde altın sevgi... Lafı oldu mu aslan kesildiğimiz, Kopyasını güzel çıkarttığımız, Atıp tuttuğumuz,bizim sandığımız Aslında ta en baştan yanıldığımız Varlığımızın tek bestesi sevgi Ödünç aldığımız... Göz alabildiğine değil, Akıl alabildiğine büyükken Dilde beş para...un ufak ettiğimiz Şimdi hikaye... Şimdi masal... BİR VARMIŞ...BİR YOKMUŞ SEVGİ Ümit Yaşar Oğuzcan   ... Devamı

23 11 2011

SUSTUM

Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor...   Sustum! Bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor... Sustum! Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum ne kadar susulacaksa o kadar sustum! bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... içimdeki volkanları boğarak sustum! açmadım kimselere yüreğimi hançeri sadece kendime sapladım sapladım ve sustum! hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum!.. Sustum! sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız! Saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor... Sustum! tuz basıp yaralarıma! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara her gece kimsesiz geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor... Sustum! tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor Ne zaman dudaklarından öpmeye kalksam hayatı saçlarını koklasam rüzgarların içimde inc... Devamı